ahmet arif etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ahmet arif etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Kasım 2017 Pazar

leylim ley / ahmet arif

























• ve hiçbir kahraman, hiçbir aziz, hiçbir hergele, sana azâp veremez! azâbı, sen kendin icat ediyorsun. beni de böyle berbat ediyorsun

• elim erse, ayağım tutsa, seni bütün cihanın görebileceği bir kuleye çıkarır ve bağırırdım: ‘işte, insan buna derler! böyle olmağa çalışın!’ iki milyar beş yüz milyon âdem evlâdının seni tanımalarını, öğrenmelerini istiyorum, anlıyor musun?”

• canım benim, bilir misin, “canım” dediğimde içimden canımın çıkıp sana koştuğunu duyarım hep

• şimdi burada güzel bir şafak. gene uykusuz, mutsuz, tedirginim. sana yazmak, yazmak, yazmak istiyorum… seni bütün şafaklarda, evrenlerin o ıssız ihanet saatinde öperim. ve sen geçersin içimden. bitmek bilmezsin

• ben ki 29 yaşındayım. ama binlerce yıldır seni arıyor, hasretini çekiyorum.

• hepsi geçti. etim zehir gibi gene. kemiklerim hâlâ çocuk. saçlarıma tek tek aklar dadandı! hoşuma gidiyor. ustalaşıyor, daha bir acı, daha bir erkek oluyorum gitgide. "her şey kalakaldı suskun - bir canı tüketirsin - bir can gözlersin" devam et leylim. sarhoş ettin, çarptın beni. kıskanıyorum bu mısrâlarım. sana her vakit demeli miyim, büyük şâirsin? çabuk tamamla gönder bana. hergelelik etme, bekletme. bu kadarcığı bile korkunç. ne var ki bir iki dörtlük daha döşenirsen s..tik anasını dünya edebiyatının, göreyim seni. biraz da takılayım sana! kim bu gözlediğin can? vay anam vay! yandın ahmed arif. yandın gâvur a...ı gibi!

17 Ocak 2016 Pazar

dağlarına bahar gelmiş memleketimin / ahmet arif









haberin var mı taş duvar?
demir kapı, kör pencere,
yastığım, ranzam, zincirim,
uğruna ölümlere gidip geldiğim,
zulamdaki mahzun resim,
haberin var mi?
görüşmecim, yeşil soğan göndermiş,
karanfil kokuyor cigaram
dağlarına bahar gelmiş memleketimin.


27 Ağustos 2014 Çarşamba

hasretinden prangalar eskittim / ahmet arif













seni, anlatabilmek seni
iyi çocuklara, kahramanlara
seni anlatabilmek seni,
namussuza, halden bilmeze,
kahpe yalana.
seni bağırabilsem seni,
dipsiz kuyulara,
akan yıldıza,
bir kibrit çöpüne varana,
okyanusun en ıssız dalgasına
düşmüş bir kibrit çöpüne.
seni anlatabilsem seni
yokluğun, cehennemin öbür adıdır
üşüyorum, kapama gözlerini.

ard arda bilmem kaç zemheri geçti
kurt uyur, kuş uyur, zindan uyurdu
dışarda gürül gürül akan bir dünya
bir ben uyumadım,
kaç bahar leylim,

hasretinden prangalar eskittim
karanlık gecelerde kendimden geçtim
saçlarına kan gülleri takayım,
bir o yandan bir bu yandan
elma yanaktan

açar kan kırmızı yedi verenler
kar yağıyor bir yandan
savrulur karaca dağı, savrulur zozan
bak bıyığım buz tuttu
üşüyorum ben.

zemheri de uzadıkça uzadı
seni baharmışsın gibi düşünüyorum 
seni diyarbekir gibi düşünüyorum.

5 Şubat 2013 Salı

sevdan beni.../ oy havar / ahmet arif











terketmedi sevdan beni,
aç kaldım, susuz kaldım,
hayın, karanlıktı gece,
can garip, can suskun,
can paramparça...
ve ellerim, kelepçede,
tütünsüz, uykusuz kaldım,
terketmedi sevdan beni...
ah


***

yangınlar,
kahpe fakları,
korku çığları
ve irin selleri, aç yırtıcılar,
suyu zehir bıçaklar ortasındasın.
bir cana, bir başa kalmışsın vay vay!
pusatsız, duldasız, üryan
bir cana bir de başa
seher vakti leylim -leylim
cellat nişangahlar aynasındasın.
oy sevmişim ben seni...

üsküdardan bu yan lo kimin yurdu!
he canım...
çiçekdağı kıtlık, kıran,
gül açmaz, çağla dökmez.
vurur alnım şakına
vurur çakmaktaşı kayalarıyla
küfrünü, medetsiz, munzur.
şahmurat suyu kan akar
ve ben şairim.

namus işçisiyim yani
yürek işçisi.
korkusuz, pazarlıksız, kül elenmemiş,
ne salkım bir bakış
resmin çekeyim,
ne kınsız bir rüzgar
mısra dökeyim.
oy sevmişem ben seni...

ve sen daha demincek,
yıllar da geçse demincek,
bıçkılanmış dal gibi ayrı düştüğüm,
ömrümün sebebi, ustam, sevgilim,
yaran derine gitmiş,
fitil tutmaz, bilirim.
ama hesap dağlarladır,
umut, dağlarla.

düşün, uzay çağında bir ayağımız,
ham çarık, kıl çorapta olsa da biri
düşün, olasılık, atom fiziği
ve bizi biz eden amansız sevda,
atıp bir kıyıya iki zamın
yarının çocukları, gülleri için
herbirinin ayvatüyü, çilleri için,
koymuş postasını,
görmüş restini.
he canım,
sen getir üstünü.

uy havar!
muhammed, isa aşkına,
yattığın ranza aşkına,
deeey, dağları un eder ferhadın gürzü!
benim de boş yanım hançer yalımı
ve zulamda kan-ter içinde, asi,
he desem, koparacak dizginlerini
yediveren gül kardeşi bir arzu
oy sevmişem ben seni...